Dün benim doğumgünümdü…

Dün benim doğumgünümdü… Epey zamandır ihmal ettim buraları… Sakın ha yanlış anlaşılmasın, bir arkadaş zor durumda kalmıştı, ona yardımcı oldum 3 gün boyunca… Ve dün benim doğumgünümdü… “Bugün benim doğumgünüm” terennümüne inat yazmaya varmadı elim bir türlü. Şimdi pazar sabahının bana göre köründe ellerim yapıştı klavyeye. TRT’de siyah beyaz eski bir Türk filmi dönüyor kendiliğinden… Fonda acıklı bir ney taksimi, arkada
Eyüp Mezarlığı’nın uhrevi görüntüsü, önde saçlarına aklar düşmüş bir Muzaffer Tema… İçinde bulunduğum şu ortam işte böyle eğlenceli anlayacağınız. Şükür bir bar taburesinde değilim, babam da hala hayatta Allah ömür versin… “Yolun yarısını geçeli dokuz yıl olmuş, bundan sonrası artık yokuş aşağı…” dememe bir arkadaş, bu rakamı
revize etmenin gerektiğini söyleyerek artık yeni rakamın 45 olduğunu söyledi. Kendi için de 48′i belirlemiş yolun yarısı olarak… İnsanların bu kasvetli ortamda yaşama sevinçlerini korumaları ne kadar güzel… Velhasıl kelam, dün benim doğumgünümdü ve bir yıl daha yaşlandım.

You must be logged in to post a comment.